İnsan sesinin değerlendirilmesi, bir ışık ve küçük bir ayna yardımıyla yaklaşık bir asır kadar önce başlar. Manuel Garcia isimli bir şan pedagogu ve ses fizikçisinin yaptığı bu küçük buluş, aslında modern foniatrinin başlangıcı sayılabilir. Artık çok hızlı bilgisayarlarla sesi analiz edebiliyor, saniyede 100 ’ün üzerinde titreşen ses tellerini yavaş çekimde görüntüleyebiliyor ve ses tellerini mikroskoplarla çok yakından değerlendirebiliyoruz.

İnsanlık tarihinin son bir asrına sığan bu baş döndürücü gelişmenin ulaşamadığı ve belki de hiç ulaşamayacağı tek bir değerlendirme yöntemi var. Sesi en iyi analiz eden bu yöntem, iyi bir kulaktır!

Ses bozukluklarının klinikte tanısı, hastayla ilk karşılaşmadaki ‘Merhaba’ ile başlar. Daha sonra şöyle devam eder:

- Anamnez: Hastalığın başlangıcı, öncesi ve gelişimi hakkındaki her ayrıntı önemlidir. (2 yıldır sesi kısık olan bir hastanın ses tellerindeki polip ,iki yıl önce atılmış bir çığlığın eseri olabilir) Sorunun hasta tarafından da nasıl algılandığını ölçen sorgulama formları verilir.

- Fizik muayene: Rutin kulak burun boğaz muayenesi yanında solunum sistemi ve sinir sistemi değerlendirilir.

- Radyolojik muayene: Bilinen röntgen filmleri, bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemler sayılabilir.

- Endoskopik muayene: Larengoskopi (Doğrudan ses tellerini ekranda görüntüler), Stroboskopi

(Ses tellerinin ağır çekim görüntüsü)

- Larengeal EMG: Ses tellerini çalıştıran sinirlerin değerlendirilmesidir.

- Ses analizi: Sesin bilgisayar ortamında değerlendirilmesiyle ses tonu, ses şiddeti, sesteki titreme ve düzensizliklerin objektif olarak rakamlarla ifadesini sağlar. Ancak iyi ve yetişmiş bir kulak tarafından yapılan değerlendirmenin yeri çok önemlidir.

    Yukarıda belirtilen ve pratikte kullandığımız yöntemler dışında henüz geliştirilen veya maliyeti yüksek yöntemler de mevcuttur. Tanının bir sonraki basamağında direkt laringoskopi, yani ameliyathane şartlarında hastanın uyutularak veya uyuşturularak ses tellerine doğrudan çıplak gözle ve mikroskopla bakılması gelir. Bu aşamada organik ses bozukluklarında tanıyı kesinleştiren ve bazen de aynı zamanda tedavi yerine geçen biyopsiler alınabilir.